Yeni bir gün daha.Esas kızla birlikte üniversite kantininde,arkalardaki bir masada oturmaktayız.Saat 13 civarı.Onun dersinin saatinin gelmesini bekliyoruz.Huzurlu bir sessizlik var aramızda.Aşklı bakışmalarla dolu uzunca bir sohbetleşmenin(gelecekteki evimiz hakkında konuştuk) ardından olanlardan bir tane.O kadar güzel görünüyor ki.O anda bir yazı yazıp bu anı ölümsüzleştirmek geçiyor içimden.Sanki beni duymuşcasına fizik notlarımı tutmak için ondan aldığım not kağıtlarından birini önüne çekiyor birden.Bakışlarım hala onun üzerinde,o güzel yazısıyla birşeyler yazıyor kağıda ve gülümseyerek önüme sürüyor.
*Seni seviyorum.
Şaşırıyorum ancak bozuntuya vermeden kalemi alıyorum elime.
-Ben de seni(tahmin ve mukayese edebileceğin herşeyin sınırlarının çok ötesinde)seviyorum...
*Hep bitanem ve kıymetlim olacaksın.Gözlerini böyle görmek sahip olduğum herşeyin ötesinde.
Yazı yazarken o kadar güzel ki bocalıyorum ve zihnimi toparlayabilemem için aklımdan saçının gözlüğünün önüne düşüşünü,kalemi kağıtta kayarken,sol elinin iki parmağıyla hafifce onları toparlayışını unutmaya çalışmam gerekiyor.
-Üzerinde hakim oladuğum tek konu bu.Seni sevmek.Aynı zamanda bunun hamiliğinin de altındayım.Sözlerim,düşüncelerim yahut herhangi bir insan icadıyla sana, sana olan hislerimi anlatabilmemin bir imkanı yok sanırım.Bu yüzdendir bu bakışlarım...
Okuyunca gözleri parlıyor.Aman tanrım her saniye daha da güzelleşmeyi nasıl beceriyor?
*Sana ömür boyu sahip olabilecek,kalbinin işleyişinde etkili olabilecek,yüzünde böyle hoş bir tebessüm bıraktırabilecek tek kişi olduğumu bilmek çok muhteşem.Geleceğe sahipliğimizin çakışması müthiş.Benimsin ve sana aidim...Diye yanıtlıyor.
-Aynı durakta bekleyen iki yabancı insanda olunabiliyor seninle.Bir tanışma hevesi,ilgili olduğun konuları keşfetme isteği ve birşeyler paylaşma çabası.Aynı zamanda üzerine yazılabilecek bir kalemle bana teslim edilmiş bir hikaye gibisin.Kendine özgü ancak ayak uydurmaya hevesli.Aşk kabımızda yoğruluyoruz.Bu eşsiz yolculukta, birbirimize mis kokular yayarak pişiyoruz.Tadımız kıvamında.Biz dünyadaki en güzel aşk pastasıyız.
Gözleri biraz daha doluyor her satırda.Ağlamak üzere.Sonra bana bakıyor ki bu bakışla ruhumu ona yok pahasına bilmem kaçıncı defa sunabilirim ve borçlu kalan yine ben olurum biliyorum.Susuyor ve gülümsüyorum göz pınarlarımdaki aşk yaşlarıyla.Sonra kağıda bir nokta koyuyor yazımın altına.Hemen kalemi alıp onu virgül yapıyorum.Sana aşığım diye ekliyorum ve üç nokta koyuyorum.4 5 6.Ne demek istediğimi anladığını göstermek istercesine biraz daha aşık ve etkilenmiş bakmayı başarabiliyor.
Ellerim titreyerek tarihi ve saati yazıyorum.Hayatımın en güzel saatlerinden biri.Günlerime bedel...
5 Mart 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder