
"Bazı filmlerde göründüğü gibi değildir.Üstüne basa basa bunu haykırır.Aşk filmi dersiniz.Klişe sonlar beklersiniz ancak tüm beklentilerinizi boşa çıkarır ve şaşkınlığınızdan küçük bir makas alarak hızla uzaklaşır yanınızdan:)Hadi böyle olduğunu bildiğim (500) days of summer filmini izleyipte görelim bunu.(İzlemeden önce beklentiye girmek hakkınız ancak film hakkında izlemeden çıkarımda bulunmak gafletinizdir der şairiniz)".Esas kıza filmle ilgili yazım.
yorumum:
Son yılların en sıradışı yapımlarından biri.Çok farklı bir teknikle yansıtıldığı için gerçekten ağzımızda kocaman bir gülümseme ve aaa larla izliyoruz.Hikaye sıradan olarak başlayıp sıradışılık çizgisini hızla aştıktan sonra son sahneleriyle koca bir yumruk indiriyor karnınıza.Tıpkı bir önceki film zombieland deki gibi ince yenilikler ile harikalık yaratılmış.Günleri bir baştan bir sondan gösterimesi filme ilginçlik katıyor.Kızın evine giderken beklenti/olanlar şeklinde sahneyi bölmesi ise dahice.Kızdan ayrıldıktan sonra sevdiği bütün özellikleri sevmiyomuş gibi anlatması türünden ince yaklaşımlar ile karakteri çok sempatikleştirilmiş:)Sonuç itibari ile çok doyrucu bir yapım olmuş...(aaa çinli aile esprisini unuttum,resmen koptum o sahnede.)
puanım:
8/10
yorumu:
Tekniğini çok beğendim.Çok hoş bir dokusu vardı.Aradaki o ağacın değişimleri falan çok hoştu.Sevmediğim tek şey ekranı ikiye bölmesiydi...Senaryo bizim aşkımıza uymuyor.Kadını anlamadım ben,dengesiz.Birde ismi ilkbahar olsaydı ve diğer kız summer olsaydı daha manalı olurdu sanki.Eğlenceliydi...
puanı:
7,7/10
0 yorum:
Yorum Gönder