12 Mayıs 2010 Çarşamba

::sevgili günlük::



Bugün esas kızın çeyizine ilk eşyamız girdi:)Bir mikser.Alamancı akrabası tarafından gönderilmiş aileye ihtiyaç olmayınca bize kaldı.Küçük birşey gibi gözükebilir size ancak adeta bizim gelmesini temenni ettiğimiz ve sabırsızlıkla beklediğimiz o geleceği somutlar nitelikte bir sembol bizim için...

Ayrıca bugün birşey farkettim.Ara ara yeni bir şarkı keşfettiğimizde birbirimize dinlettirme gibi bir alışkanlığımız oluşmaya başladı.Geçen hafta o bana ölümsüz ozanımız,şair ceketli çocuğumuz kazım koyuncudan "işte gidiyorum" dinletmişti.Bende bugün birbaşka ölümsüz cem karaca dan "Sen de Başını Alıp Gitme" ile karşılık verdim(isimleri bir mesaj taşımamakla beraber ilginç bir tesadüf olmuş:)İki harika parça vesilesi ile iki harika insanı da anmış olalım buradan...

"Hayatta hiçbirşeyim az olmadı senin kadar."Ne kadar benimle olsanda ne kadar çok,çoğul olsanda hep bir miktar az kalıyorsun be gülüm.Yanımdayken bile hasretim sana.24 saatimde de olsan ben tanrıdan bir saat daha dilerim o güne.Doyumsuzluğumdan değildir bilirsin azla yetinirim ancak hiçbirşeyi istemiyorum senin kadar...

0 yorum:

Yorum Gönder