
Suzanne Collins'in Açlık Oyunları serisinin ikinci kitabı bu.Geçen hafta bitirmiştik ancak yorumlatmaya fırsat buldum esas kıza...
yorumum:
Sade dili ve sağlam kurgusunun yanında getirdiği doğal akıcılığının yanısıra ilginç öyküsüyle beni büyülemeye devam ediyor yazar.İlk kitapta noktayı koyduğu hikayeyi sağlam dinamikler üzerinden hız kesmeden kaldırıp,maharetli bir şekilde ikinci noktaya sürüklüyor kalemiyle.Karakterleri daha detaylı tanıyoruz,ikilimler ve seçimlerin taşıdığı manada kuvvetleniyor diğer kitaba nazaran.Ve tüm bunların yanında kitapta evrensel bir dile bürünüp(isyan-devrim kavramları üzerinden) ustalıkla hayran kitlesini katlıyor kanımca:)Ne diyeyim,yeni bir dünyada seninle eşsiz bir yolculuğa çıkmamıza olanak sağladığı için yazara tesekkür ediyorum aşkım.Ve son kitabı sabırsızlıkla bekliyorum...
yorumu:
Okuyunca kendini içine çekip kurguladığı dünyanın varlığına gerçekten inandıran kitaplar vardır ya,bu onların en başarılılarından biri.Bir solukta okuyup ne kadar okuduğumun farkına bile varamadım.Bu mükemmel kurgunun tek kusuru sonunu gereksiz bir acelicilikle getirmesiydi.Okuyucunun düşünmesine ve sindirmesine vakit vermeden bütün olayı iki sayfada sonuçlandırdı.Buna rağmen kitaplığımızda distopik kitaplar arasında bulunması gereken bir kitap...
(esas kız söyleyince düşündüm bende.gerçekten yazar çok hızlı sonuçlandırıyor.bence hikayeyi fazla zamana yaydığı için sonunu böyle okuyucuyu sıkmama kaygısıyla olgunlaşmadan toplamak zorunda kalıyor.)
0 yorum:
Yorum Gönder