2 Eylül 2012 Pazar
:(
esas oğlan:
Merak etmekteyim ne imiş o?Ama emin ol sen bendeki degerini bütün beceriksizliklerine ragmen asla kaybetmezsin ve ben senden gelen herşeye taparım...
19 Temmuz 2012 Perşembe
::sevgili günlük::
27 Haziran 2012 Çarşamba
::sevgili günlük::
Bugün sitemizi öğrenmemin ikinci yıldönümü yani benim doğumgünüm:) Hayal gibi iki yıl yaşadım, zaman zaman seni şahit tuttuk mutluluğumuza zaman zaman da sadece aramızda paylaştık. Bugün muhteşem bir doğumgünü yaşattı esas oğlan bana. Pasta, mum, hediye imgelerinin dışında doğumgünün daha anlamlı yaşanılabileceğini kanıtlarcasına gün bizim için en güzel fırsatlarını sundu. Dolu dizgin ve derin anlamlar içeren bir yaşanmışlıktı. Güne güzel kız ve yakışıklı oğlan olarak mutlu ve uyumlu başladık. Sürprizinin ilk ayağını söyledi ve uygulamaya koydu esas oğlan. Kendimize göre rakipsiz kabul ettiğimiz alışveriş merkezinde iki sinema bileti aldık ve beklemeye koyulduk film saatimizi.Bu arada hediyelerimi verdi esas oğlan. Hepsi kendi içinde anlamlı, ince düşünülmüş zarif hediyelerim... Bana değerimi anlatan esas oğlanın müthiş lirikleriyle can bulan bir mektup, içinde bunu kanıtlarcasına özenle seçilmiş müstakbel balayı evlerimizin resimleri, kısa zamanda özel olarak öğrendiği ahşap boyama tekniğiyle bana yaptığı ahşap kutu, zarif ve beni her daim dinlediğini kanıtlamak istercesine alınmış bir saat ve zamanın bizim lehimize işlediğini vurgulayan kutuya iliştirilmiş bir not... Daha önceden verilmiş tüm hediyelerin üstünde ve hepsinden anlamlı kendi yaptığı ahşap bir kalp... Bir kızın hayallerinin ve isteklerinin ötesinde harika bir erkek ve muhteşem bir sevgili... Hediyelerin ardından izlenilmiş, izlenmeye değer fakat orta kararda bir film izledik sevdiğimle ve ardından esas oğlanın değer verdiği değere layık güze insanlarla doğumgünümğ ktladık ve güzel bir yemek yedik lezzetli ellerden. Üçüncü ve ikimiz için önmeli üçüncü ayağımız esas oğlanın halısaha maçıydı. Hep izlemek istediğim ve bir türlü fırsat bulamadığım için üzülürken esas oğlan bana bir fırsat sundu. Onu sahada, çok sevdiği bir şeyi yaparken izlemek müthişti. Gerçekten çok iyi bir oyuncu olan sevdiğimin bu mutlu anlarını yaşamak çok keyifliydi. Ve sona saklanmış en anlamlı hediyelerden birini de az önce okudum. Fantastik bir kitap girişi... Dikkat çok lirikli bir yazar geliyor... O ve kitabını birlikte anarken duyacağım haz hayal dahi edilemeyecek kadar kuvvetli... Seni seviyorum liriğim... Hayatımı anlamlı ve anımı mucize kıldığın için minnettarım... İyiki doğmuşum...
28 Nisan 2012 Cumartesi
::sevgili günlük::
16 Şubat 2012 Perşembe
13 Ocak 2012 Cuma
::sevgili günlük::
13 Ekim 2011 Perşembe
sessiz gece
10 Temmuz 2011 Pazar
güller...
Esas oğlanın güllerini koymadan geçemedim:). Birinci resim beni kırdığı bir günün sabahında ezilmek pahasına yol ortasından kopardığı gül...:). İkincisi de anneler gününde yakınımızdaki tüm annelere aldığımız güller. (Esas oğlan bunları uzun zaman elinde taşıdı. Herkesin kendisine gül satıcısı gözüyle baktığını düşündü. Ve bir teyze annene mi aldın oğlum diyince yüzü güldü ancak:)
9 Temmuz 2011 Cumartesi
28 haziran...


Bugün benim doğumgünüm. Ayrıca sitemizin kullanıma girmesinin birinci yıldönümü:). Esas oğlan müthiş bir sürprizle karşıladı bugün beni. Bana iki kişilik bir parti hazırlamış. Yok yoktu. Her şey kusursuzdu. Doğumgünü pastam, pizza, doğumgünü notlarım, hediyelerim, süslemeler. Çok güzel bir gün yaşattı bana. Gün sonunda arkadaşlarımla buluşmaya da katılıp uzun zamandır kalıplaşmış bir kırgınlığı yok etti. Büyüleyiciydin tadım. Seni seviyorum...
bir eskişehir güncesi...
esas oğlan:
Hani bazı günler vardır.Sadece fotograf albümlerinden hatırlanır.Hakkında methiyeler düzülmez,adete sıradan geçen mutlu günlerimizin hatrına adeta zihinden bile itinayla uzak tutulur ya.İşte öyle bir deneyimdi bu eskişehir çıkartmamız.Her saniyesiyle olağanüstü bir güzellikte ve tekrar yaşanılasıydı.
Şah & Sultan
Super 8

Esas kız:
Fringe’imizin ve Lost’un özgün yönetmeni Abrahams’ın birbirimizden habersiz bir şekilde keşfettiğimiz, ilgiyle beklediğimiz, güzel bir sinema günümüze damgasını vuran bir filmdi. Zamanın bile lehimize aktığını hissettiğimiz, kendi akışında eşsiz bir günü kuvvetlendiren bir film… Yine sıra dışı bir senaryo ve ilginç karakterler. Güzel bir doku ve ilginç detaylar. Tombul sinema delisi küçük yönetmen kendisini yansıtması için özenle yerleştirilmiş hissi uyandırdı bizde. Bu filmle bir yere gelme veya kendini film sektöründe kanıtlama değil de sadece kendini, kişiliğini ve yönetmenlik macerasını ifade etme çabasıydı sanki. İzlemeye değer ve güzel bir filmdi. Sadece yönetmenin hatırına bile izlenir:)
Puanım:
7.7/10
Esas oğlan:
Sen bu işi öğreniyorsun esas hatun.Aklımdan geçen herşey mevcut yazında.sana 10 üzerinden 10,abrams a 7,5 :)
Kaybedenler Kulübü

Esas kız:
İşte Türk Sinemasının olması gereken yere yaklaştığı bir film diyebilirim. Özgün iki insanı anlatan özgün bir film... Tam esas oğlanın sevdiği boşvermişlik ve karamsarlık yapısında iki adam ve aynı dokuda ilginç bir film. Sevdiğimin benimsediği felsefe ve ben olmasaydım dönüşebileceği insan tipi:). Bu yüzden beni rahatsız eden bir tarafı vardı hep filmin ama genel anlamda sevdik, hoştu, umut vericiydi. Böyle açık fikirli filmleri yapılması ve sevilmesi de kaydadeğer bir gelişme :)
Puanım:
7.8/10
esas oğlan:
Bir organize işler,bir herşey güzel olacak,bir tabutta rövaşata ve bir kaybedenler kulübü.Konu yaşanmış ki bu yüzden de biraz daha özgün ve şahane.E daha ne olsun canım artık nejat işler mi olsun dercesine yapılmış cast tercihleri.Ayakta alkışlıyorum ve Türk Sineması ahanda o yöne koş diyorum...
puanım:
8/10
Çınar Ağacı

Esas kız:
Hakkında çok fazla bir şey bilmeden, sadece sinemaya gitme isteğimiz yüzünden girdiğimiz bir filmdi. Esas oğlan Türk Sineması hakkında ne kadar umutlu olsa ve desteklemeye çalışsa da ben bu konuda ona katılamıyorum maalesef. Hep basit senaryolar ve iddiasız yapımlarla çıkıyor karşıma. Tamam kabul edilir bir çaba var ama bence daha çok fırın ekmek yemesi lazım yönetmenlerimizin özgünlüğü ve sıra dışılığı yakalamaları için. Filme gelince, yine mesaj verme havasında bir filmdi. Mesajını aldık ve kabul de ettik ama beni çok etkileyen bir film değildi. Aynı tür filmlerle çok karşılaşmışım hissi uyandırdı izlerken. Ama esas oğlanı da kızdırmayarak yine de güzel çaba diyorum:).
Puanım:
7/10
esas oğlan:
Eee hatun king ne diyelim.Söylenmesi gerekenleri özetlemiş.Saygıyla eğiliyorum=)
puanım:
6/10
True Grit

Esas kız:
Büyük umutlarla başına geçtiğimiz fakat o kadar beklemeye değmeyen bir filmdi. Ben filmde istediğimi bulamadım. Senaryosuyla çok iddialı olmadığı belli. Başarılı tarihi dokusuyla mı yoksa Jeff Bridges’ın mükemmel oyunculuğuyla mı ortaya çıktığını bilmem ama ben bu filmden gerçekten daha fazlasını bekliyordum. Yine de bana o eski kovboy tarzını hatırlattığı ve esas oğlanla izlendiği için izlenmeye değerdi ve keyifliydi.
Puanım:
7.5/10
esas oğlan:
Film klasik kovboy filmlerinin hoş hafif baharatlı aromasıyla holyvudun klişe estantenelerinin hoş bir karışımı esasında.Biraz eastwoodun unforgivenını hatırlatsa da özgün bir yapım.Bu kadar ses getirmesinin sebebi şu formülle açıklanabilir.Coen biraderlerin etkin yönetimi üstüne jeff bridges in harikulade oyunculuğu filmi normal bir film statüsünden hızla yukarı çekiyor.Matt Damon,Josh Brolin gibi oyuncuların varlığıyla zenginleşen yapımın son sözünü de etkileyici bir performans sergileyen genç oyuncusu Hailee Steinfeld koyuyor.Ama yine de bize hitap etmiyor:)
puanım:
7,5/10
