22 Şubat 2010 Pazartesi

::sevgili günlük::



Eğer yaşadığınız şehirde kaybolma deneyimi daha yaşamamışsanız en kısa zamanda yaşamanızı tavsiye ediyorum:)Öyle ahım şahım bir kayboluşta değil üstelik.Yanlış bir semte giden bir halk otobüsüne bindiğinizi farketme aşamasından hemen sonra içinizi kaplayan o farklı duygu,değinmek istediğim.Hele de Denizli gibi alt yapı çalışmaları neticesinde her bir yol kapatılmışsa, otobüsün gitmesi gerektiği yere gitmediğini anlamakta zorluk çekebilirsiniz.Ama yakınma değil tabi ki bu:)Yanımda esas kız varken ne mümkün.Ha bir otobüs ile 20 küsur dakikada ha 3 otobüsle 1 saati aşkın sürede varmışız hedefimize ne farkeder...:)

Gündüzünüzü otobüslerde geçirdikten sonra minik bir tartışmanın ardından geceye birer porsiyon iskenderle renk geldi diyebilirim.İçinde minik minik replikler olan bir kitap hediye etmişti bana üstelik.Üstüne de güzide üniversitenizin yapma gölünün kıyısında,ay ışığı altında sohbetleşmenin tadını size anlatamam.Teoman şarkıları eşliğinde.Yani hepi topu bir gölcük size okyanus görünebiliyor ağzınızda aşkınızın tadı varken bunu anladım.Anlatılmaz yaşanır günlerimden biriydi esasında bu.Benimkide kelimelerin kifayetsizliklerini sınamak sadece...

19 şubat cuma...

0 yorum:

Yorum Gönder