2 Kasım 2010 Salı

Güzel bir günden kalanlar...


1 Kasım 2010 Pazartesi

::sevgili günlük::

Aşkların en güzeli o kadar değerlisin ki...Yeni bizli bir aya girdiğimiz bu güzel günde benim değerlim önceki günün birikmiş tüm yorgunluğuna rağman erkenden kalktı ve benimle okula geldi. Güne azcık kaprisli de plsa onunla başladım(bazen çekilmez olduğumu biliyorum). Bu güzel başlangıcın ardından çekilmez bir ders ve yabancı yüzlerin arasına girdim. Neys ki erken bitmesiyle askımla bize fazladan bir buçuk saat kazandırdı. Keyifli bir buçuk saat... Ama bir an kadar kısaydı. Onlu anlarım hep böyle ve bir gün yaşlanıp arkama baktığımda daha sadece bir süre yanımda oturmuş yakışıklı bir gencin hayatına çekilmiş olduğumu hissedeccek gibiyim. O kadar kısa ve bir ömür kadar yaşanmışlığı olan bir hayat... Her anı mucizevi ve her anı yaşanmaya değer. Parçası olmak hayatımdaki en güzel his olan bu sonsuz filmin esas kahramanlarından biri olarak yönetmenime,rol arkadaşıma ve bu filme hep sadık kalacağım. Hep şansının farkında olan mutlu kız olacağım...seni çok seviyorum btnem...senin olmaktan gururlu ve mutluyum...

26 Ekim 2010 Salı

::sevgili günlük::





Esas oğlanın katkılarıyla dersleri ekmeye yeni yeni alıştığım şu dönemlerde ona bir jest yapayım dedim ve bugünü film günümüz ilan ettim. Karşılıklı sürprizlerimiz, bol kalorili yiyeceklerimiz, eşsiz romantizm ve bir türlü bitemeyen filmimiz cashback eşliğinde muhteşem bir gündü. Her anı yaşamaya değerdi ve her saniyesinden zevk aldık. Öncelikle onu bana verdiğin için çok şükür Allahım ve böyle muthiş yaşantılar için teşekkürler aşkım...

Günün fotoları da esas oğlandan olsun:)Topak tatlını da çok beğendim eline sağlık tadım...

22 Ekim 2010 Cuma

!!!...NOT...!!!

Her ne kadar bazen affedilmesi güç şeylerle beni kırsan da seni çok seviyorum ve anımızdan zevk alıyorum....

Affedilmesi imkansız hiçbirşey yapmayacağım.Büyük aşklar hep güçlükle karşılaşır.Her güçlüğü aşabilecek güçteyiz...

::sevgili günlük::








Uzun süreli aşklar bir süre sonra herşeyin romantizm olmadığını farkederler:)En basitinden ilişkinizde iyi yönetilmesi gereken bir ekonomi vardır.Ve bazen yatırımlarınız,birikimleriniz ve kazancınız sizi kemer sıkmaya götürebilir.Bizimde şu aralar uyguladığımız gibi öncelikle lüks harcamalar kısılır.Mesela (ki bu beni en çok yaralayandır:) iskender,pizza gibi bir öğrencinin haftanın 5 günü tüketmesi sağlığı için heraçıdan tehlikeli olan harcamalar yerine okul kantini ve yemekhanesine yönelmek.Evet şu anda yaptıgımız bu.Her öğlen bezelye yiyoruz.Bende eski günleri bir hatırlatayım mideme demiştim.

1-)Bu bizim bir ara ibadetimsi bir şekil alan iskender tüketme faaliyetimizin çekilemeyen fotografı.Eşsiz lezzette tereyağlı iskender hazırlayabiliyorlar ama foto çekmemize fırsat tanımadan masayı topluyorlar:)

2-)Donasın obez usulü menüsü.6 liraya sıçana kadar ye kampasyasının sonucu.İnanılmazdı:)

3-)Bu biraz daha fakir işi.Gül böreği ve sac böreği eşliğinde içtiğimiz içeceklerden kimin neyi içtiğini anlayabilecek misiniz bakalım.(Kahvaltı ve kola.işte bu beni ele verir)

4.5-)Aynı mekan aynı lezzet ama bu sefer çekebildim fotografını.Katledilen iskender tabağına bakmaktasınız dostlar...

20 Ekim 2010 Çarşamba

::sevgili günlük::


Bizim için yemek artık çok öncelikli bir faaliyet.Yani başlarda bu kadar önemli bişey değilken şimdi farkettik ki,parasal açıdan sıkıştığımız şu aya kadar gelirimizin neredeyse yarısı yemeğe gidiyormuş.:)Bugünde mönümüzde ortaboy pizza var.Makul bir fiyata makul bir tat arayanlara duyrulur.Sbarro da 10 tl ye.Yanında iki de kola var...

12 Ekim 2010 Salı

::sevgili günlük::



Öyle büyülü bir gün yaşadım ki paylaşmazsam bu günün mimarına haksızlık etmiş olurum. Kuru kayısı, çilek reçeli, sosis, cips, çikolata, kola ve renkli çubuklu yalamalı şeker:)... Bakıldığında garip ve sıradan bir karma. Ama hayatımda hiç unutamayacağım muhteşem bir gün yaşamamın anahtarı yedi güzel yiyecek... Dün ailemle markete gittiğimde herşeyden canım istemesi huyum yüzünden utandım ve sustum. Esas oğlana da bir liste yaparcasına o kadar istedim ki diye mesaj atmıştım. Bugün ne yapsa beğenirsiniz... Ben sadece sosis-ekmek-kola beklerken uzun bir market fişiyle karşıladı beni... Bana değer verdiğinin en somut örneklerindendi ve bana yaşatabileceği en muhteşem günlerden biri... Ona edeceğim tüm teşekkürler yetersiz ve anlamsız kaldı jestinin yanında. Tarifi imkansız duygular içinde, bugünün tesiri derin gözlerle yazmaktayım bu satırları...Sana aşığım desem anlar mısın minnettarlığımı??

Görevin benim bu:)Leydimi her açıdan memnun etmek...

3 Ekim 2010 Pazar

The Usual Suspects



esas oğlan:
Muhtesem kurgu muhtsem oyunculukla birleşmiş ve ortaya bu film çıkmış.Kevin space bir tanesin...
puanım:
9/10

esas kız:
Sıradışı bir kurgu, yerinde seçilmiş roller ve rollerinin hakkını veren mükemmel oyuncular. İlgi odağını başka bir noktaya çekip, olayı beklenmeyen şekilde sonlandıran mükemmel bir senaryo...İzlediğim en güzel aksiyon filmleri arasında yerini aldı dyebilirim.
puanım:
7.5/10

24 Eylül 2010 Cuma

İyiki doğdum:)


Her zaman en mükemmeline titizlenen esas kız doğum günümde beni pastasız bırakmak pahasına içine sinmeyen pastayı getirmedi.Onu böyle kabulleniyorum:)...

esas kız:
Her zaman en iyisini hakeden sevdiğime beceremediğim bir pastayı getirmektense, favori abur cuburumuzla günümüzü renklendiririm. Asıl doğum günü hediyesini günler önce verdiğimden çok sorun teşkil etmedi şükür:)..iyi ki doğdun bir tanem...iyiki benimsin...

20 Eylül 2010 Pazartesi

Léon the professional




Esas oğlanın yorumu:
Bir tetikçi hikayesi,bir aşk öyküsü ve bir olgunlaşma-büyüme evresi.Sıradışı yaşamlar,sıradışı insanlar ve sonuçta sıradışı film.Performansının zirvesinde bir Jean Reno,başarıyla sergilediği kötü polis karakteriyle sinema tarihinin en psikopatları listesinden eksik olmayan bir Gary Oldman ve zamanın umut vaadeden oyuncusu Natalie Portman.İşte kusurdan noksan bir film yaratmanın tarifi.Sinema tarihi denen tozlu rafta kendine sarsılmaz bir yer edinmiş filmlerden olabilmeyi başardı leon.Birçok şey hissettiriyor ancak üstünde konuşulabilecek pek fazla şey yok:)Aksiyon üstadı Luc Besson dan bir başyapıt.Fransız sinemasının medar-ı iftiharı...
puanı:
8/10

esas kızın yorumu:

18 Eylül 2010 Cumartesi

16-17 Eylül

13 Eylül 2010 Pazartesi

Amélie



Esas oğlanın yorumu:
Sıcacık bir film.İnsanın içinde tarifi zor duygular uyandıran,en umutsuz izleyicilere bile bir şekilde umut olan bir seyirlik.Herşeyi ile sade bir film.Ama aynı şekilde ihtişamlı.Yaşanılması gereken bir film Amelie.İlk izlediğimde kocaman bir gülümsemeyle dakikalarca akan jeneriğe bakakaldığımı hatırlıyorumda şimdi tesiri ona nazaran biraz daha az oldu.Çünkü ben filmi izlerken bile sevdiğimin ne hallerde olduğunu merak etmekteydim:)Acaba burada ne düşündü?Burada duygulandı mı?Beraber yan yana kucak kucağa izleyeceğimiz günlerin göreceliğini görece değerledirirken şu an amelie nin etkisiyle çok yakın diyebiliyorum mesela:)Evet çok yakın bir süre sonra ben izlediğimiz her sahnenin sendeki izdüşümünü yüzünden teninden anlayacağım.İşte gerçek seyirlik ve yorumlaşma o zaman başlayacak.Seni seviyorum...Kıskanmaca yok ama itiraf etmeliyiz ki Amelie i canlandıran Audrey Tautou nun çok duru bir güzelliği var.Ki zaten onu görür görmez aaa amelie demi o dememizin sebebi de bu role tam oturması fiziğinin.Başka hiçbir performansı hatırımızda olmayacak o hep amelie kalacak.Ayrıca ilk saniyelerinden itibaren filmin küçük zeki ayrıntılarla zenginleşmesine ve kendine ait bir dile bürünmesine tanık oluyoruz.Harika bir müzik harika bir altyapı.Hiç alamasa da 5 oskar adaylığını ve imdb listesinde ilk 50 de yer almasını sonuna kadar hakeden bir yapım...
puanı:

9/10

esas kız;

Kocaman bir tebessümle seyrettiğim, bitirdikten uzun bir süre sonra bile tesiri altında kaldığım mutlu bir film. Her karesinden mutluluk akıyor. Amelie diyince aklıma ilk gelen kelime "hoş". Ve bu kelime filmi tümüyle anlatıyor. İnce bir kurgu, karşılıklı hoş jestler, kıskanılası duru bir güzellik...kısacası çok ama çok hoş bir seyirdi tadm...

puanı:

8.8/10

12 Eylül 2010 Pazar

::sevgili günlük::




Hep bizim için özel olan şeylerden bahsediyoruz araya bunlarıda sıkıştıralım dedim:)Bu içinde bulunduğumuz hafta birkaç açıdan özeldi.Yukardaki fotolardanda anlaşılacağı gibi gündemimizde bir referandum,bir turnuva, bir de bayramımız vardı.Bayram aşkımız için zorlu oluyor her sene.Birbirimizden ayrı birbirimizin tanımadığı insanlarda vakit geçirmek...Neyse ki bitti bir bayram daha hayırlısıyla.:)nedense güler olduk bu kelimeye."hayırlısı olsun" evet hayır lı günler yaşadığımız şu zamanın en popüler deyişlerinden.Biz de bugün ilk siyasi seçimimizi referandumda hayırlı bulduğumuz seçeneğe yaptık.Hayırlısı artık:)

Son olarakta turnuva da harika işler çıkaran milli basketbol takımımıza bir kucak tesekkür.Göğsümüzü kabarttıkları için.Özellikle dünkü sırbistan maçı süperdi.Bu akşamda çaylaklar karması a.b.d. ye karşı final mücadesi vereceğiz.Onda da hayırlısı artık:D

::sevgili günlük::

Bazen aranızda hiç mesafe kalmaz.Yani ne bir ses ne bir görüntü vardır.Benlikler buluşur,tek bir şuur oluşur.Konuşmak gereksizdir.Bizim gibi telepat aşıklar için bile farklıdır bu duygu.Çok ince,çok güçlü.Hayvansı ama aynı oranda da narin.Karşı konulamaz bir biçimde gelir.Anidir.Tam tersini yapacak olsanız bile sizi esir alır ve siz hislerinizde boğulurcasına bir teslimiyet içinde tıpış tıpış boyun eğersiniz isteklerine.Demem odur ki bu günü unutmayacağım.Bu şekilde edebi titremelerimde o anın heyecanının hala bedenimi terk etmemiş olmasından.Sana aşığım...

10 Eylül 2010 Cuma

::sevgili günlük::

Esas oğlan özlenmekte...


"bende seni çok özlüyorum tadım.bayram bile çile gibi sensiz..."