30 Temmuz 2010 Cuma

::sevgili günlük::

Bugünden hatrımda kalan hoş bir sinema salonunda sevdiceğimin yanında c. nolan ın son filmi inception perdede şahlanırken put gibi otuup kalmam olacak sanırım:)harika bir gün harika bir seyirlik harika bir sevgili...

29 Temmuz 2010 Perşembe

::sevgili günlük::



Şu anda uzun süredir yapmadığımız bir şeyi yapıyoruz. Bana yeni keşfettiği sesleri tanıtıyor. Gerçekten çok hoş. Ve evet gerçekten hala beni şaşırtabilyor. Ama kimseyle paylaşamam çünkü keşiflerimiz genelde bize özel oluyor. Bu konuda hassasız:). (Bu şımarıklık değil korumacılık)

26 Temmuz 2010 Pazartesi

::sevgili günlük::

Tekrarlanabilirliği acısından umut verici ilkler yaşadık:)Yani her defasında ilkmiş gibi olacak şeylerden.Hafızamızın tozlu sayfalarında kaybolduklarında anılar bu satırlarla dem vurup geçmişten,pişmanlıkla değil ancak özlemle baktığımızı hayal et.Eğer sevdiğin ve o zamanda sevebileceğin bir günse bu yaşadığımız,ne ala...Daha nicelerine vur mutluluk kadehini sevdiğim...

::sevgili günlük::

Bugün uzunca bir aradan sonra sevdiğimle buluştuk ve unutulmaz günlerimizin arasına bir yenisini ekledik. Gerçekten eşsiz ve bol ilkli bir gündü. Bizim için özeldi ve özel birsürü ilk yaşadık. Mesela bugün ilk defa ona bir alışveriş listesi hazırladım ve o da başarılı bir şekilde listeyi tamamladı. (ama malesef ufak bir plansızlık yüzünden malzemelerimizi kullanıp başka bir ilk gerçekleştiremedik.). Sonra ilk defa istekli bir şekilde benimle ev topladı.(Ne kadar dağınık olduğunun bilincindeydi:).... Bu böyle uzar gider. Sonuç olarak mükemmel bir gündü.Teşekkürler aşk...

16 Temmuz 2010 Cuma

::sevgili günlük::

Alışverişten oldum olası nefret etmişimdir.Hele bir bayanla çıkılmışsa geçmez o saatler.Ancak bugün ve dün hayatımın en ilginç ve hoş iki alışveriş deneyimini yaşadım.Esas kıza güzel bir etek ve zarif bir eşarp aldık.2şer saat geçirdik her iki günde ancak ben hiç sıkılmadan ayak uydurabildiğimi farkettim sevdiğime.Bir sorunu daha aştık gibi gözüküyor:)

12 Temmuz 2010 Pazartesi

::sevgili günlük::

Esas oğlanıma katılarak bugünün güzel olduğunu itiraf etmeliyim.En güzel yanı da en esas arkadaşlarımla bana tavla öğretmesiydi sevdiğimin..Ben onun uğuruydum bugün. Yaptığım isabetli atışlarla oyunu almamızı sağladım:). Ayrıca burda kocaman bir teşekkür de melekeme etmeliyim. Zira bize aldığı doğum günü hediyesi hem çok anlamlı hem de çok hoştu. Teşekkürler arkadaşım..Minnettarım aşkım...

::sevgili günlük::



Bugün uzunca bir aradan sonra esas kızla buluşabildik.Şu ev gibi döşenmiş kafelerden birinde esas kızın esas arkadaşlarıyla beraber hoşca vakit geçirdik.Ve sevdiğime tavla öğrettik.Hepsine teşekürler.Eşsiz hediyesi için de meleğe kocaman bir teşekkür borcumuz var:)

9 Temmuz 2010 Cuma

!!!...Gecikmiş bir teşekkür...!!!

Her ne kadar sevdiğim beğenmediğimi düşünse de blog a bayıldım. Alabileceğim en güzel hediyelerden biriydi. Esas oğlanın ne kadar ince benim ne kadar şanslı olduğumu bundan güzel hiçbir şey gösteremezdi herhalde. Teşekkürümü bu kadar geciktirmemin nedeni onun bu güzel jestinin büyüsünü bozmamaktı. Sevgilimin anlattığı kadar mükemmel bir sevgili değilim ve onun bu güzel laflarının üzerine laf etmek istemedim. Ama onu biraz gücendirdim galiba. Özür dilerim aşkımm. Teşekkürler esas oğlan....:)

::sevgili günlük::


Sanırım esas kız hediyesini begenmedi...Sayfayı ihmal etmesi bir yana bir tesekkür bile etmedi.

2 Temmuz 2010 Cuma

Başka Dilde Aşk




Türk sinemasının son yıllarda kazandığı yetenekler arasında en beğendiğim adam Mert Firat.Senaristliğini yaptığı ve "aa bu çocuk dilsiz değilmiydi?" dedirtecek kadar iyi bir şekilde başrolünü canlandırdığı filmi de en beğendiğim aşk filmlerinden...

yorumum:
Film temelde farklı bir şey anlatıyor gibi görünüyor.Dilsiz bir adam ve normal bir kadın.Toplumda normal algısıyla ötekileştirdiğimiz insanlardan biri Onur.Ama Hayata tutunmayı bir şekilde başarmış.Ancak filme daha dikkatli baktığımızda bildiğimiz aşk işte.Neticede her ilişkide birbirimizin dillerini çözmeye ve anlaşmaya çalışan buna birbirini sevdiği için katlanan ötekiler değilmiyiz?Yani aşkı aşk yapan tüm zorluklara rağmen birbirini anlamaya çalışmak,yorulmadan sevmek değil mi?İşte sorduğu tüm bu sorularıyla birlikte gönlümü fetheden film.Bildiğimiz aşkı başka bir dilde anlatıyor.
puanım:
9/10

yorumun:

Aşk kavramını o kadar basite indirgiyoruz ki... Üstadıma katılarak söylüyorum ki aşk zaten dilleri farklı insanların aynı dili konuşmaya başlaması değil midir? İki insanın konuştuğu ortak dil değil midir? Farklılıklarına rağmen karşımızdakini benimseyip onu her şartta savunur hale gelmek değil de nedir aşk.?? Şükür ki biz bu dili konuşan en iyi çiftiz...(desem çok mu megoloman olurum acaba:)...Bu çerçevede değerlendirirsek sıradan aşk ama mükemmel oyunculuk. Mert Fırat'ın emekleri boşa gitmemiş. İyi bir seyirdi...

puanın:

8\10


(Artık esas kıza hitap ediyorum.Nitekim bu onun hediyesi:)

28 Haziran 2010 Pazartesi

O bizimle

Artık esas kızda burada.Filmlerden sonra kendi yorumlarını kendisi ekleyecek:D

Doğum Günü Günlüğü



İyi ki doğdun tadım.İyi ki varsın. saat: 09:25

Uyanamadın daha:)doğum günümü unuttular mı acaba paniğine ben kapılıyorum senin yerine... saat: 10:15

Nihayet danışıklı sürprizimize doğru yolalmaktasın.Önce sana hazırladığım leziz kahvaltı var menüde:) 13:30

Çayları tazelemek bahanesiyle mutfağa kaçtım ve pastayı, mumlarını dikip tepsiye koyup geldim. 14:00

Herşey olması gerektiği gibi geçti.Esas kız bloga hasta oldu.Anlattıklarım ve anlatmadıklarımla beraber eşsiz bir gündü.Teşekürler tanrım.Teşekkürler aşkım...

12 Haziran 2010 Cumartesi

Garden State





"Kendi hallerinde filmler vardır.İddasız görünürler,büyük bütçeleri ve gişe kaygıları yoktur.Genelde bağımsız sinemanın şahaserleridirler.Ancak holvut yapımlarının arasındanda çıkabilirler.İşte öyle bir yapım.Sountrack ını çok övdüler.Ve yönetmeni aynı zamanda başrol oyuncusu olan ünlü dizi Scrubs tada başrol oynayan Zach Braff la tanışmak içinde sabırsızlanmaktayım.Haydi bakalım..."

yorumum:
Genç aktör-yönetmen Zach Braff ın özgün sinemasının harika özeti.Kendi hayatındanda imgesel yansımalar barındıran bir eve dönüş,ailesini ve en sonundada kendisini affediş hikayesi.İnsan olduğunu anlamayla,günümüz insanının mekaniksel tepkilerine sert göndermeler yapan yapım şüphesiz ki bir çok övgüyü hakederek aldı.Ama en çok hakettiğini düşündüğüm övgüler ise soundtrack ına.Özellikle shins grubunu keşfetmemi sağlayan o parçalara:)Film sonrasında yüksekçe bir yere çıkıp içinizdeki tüm kaygıları,endişeleri,21. yüzyıllı sorunlarını içinizde kopup gelen bir çığlıkla uzaklara püskürtme ihtiyacı hissediyorsunuz.Ve işte tam bu noktada bizler filme hayran kaldığımıza karar veriyoruz.Çünkü bizde bütün ironisiyle bu dünyanın içinde batıp kalmış yeni neslin gönülsüz parçalarıyız...
puanım:
7.5/10

yorumu:
Mükemmel değil ama hoş bir filmdi.Değişik hayatlar değşik insanlar yine.Çevirisi çok hatalıydı.sonuç olarak iyiydi...(kısa ve öz diyemeyeceğim baştan savma bu yorumun nedeni filmin atmosferinin,pürüssüzlüğüne ters düşen karanlık tarafı.benim ne psikopat bir pesimist olduğumdan haberdar olan esas kız,büyük çabalarla kurduğu bu dengeyi kısa süreliğine de olsa bozar diye korktuğundan sevemedi bu filmi:)
puanı:
7/10

9 Haziran 2010 Çarşamba

Fringe



Dahi J. J. Abrams ın projesi olan bilimkurgu dizisi "Fringe" 9 Eylül 2008 de başladı yayın hayatına.Her bölümüyle büyüyen hayran kitlesiyle lostun üzerine çıkan bir proje oldu.Üstelik "Lost" dan iyisini yapamaz dedikleri bir anda.Kısacası o meşhur markanın sloganı sinema dünyasında abrams a yakışır.O daha iyisini yapana kadar en iyisi bu:) 2.sezon finalini yaptık bugün esas kızla...

yorumum:
Harika ötesi bir dizi.Biraz x-files biraz csi tadı veriyor.Ama karışıma kendine özgü bir şeylerde ekleyip eşsiz bir tat çıkarıyor ortaya.Her şey var içinde.Bilimkurgu ögeleriyle desteklenmiş bilimsel hipotezler sahiciliği arttırmış.Karakterler tam oturmuş ve işte bu denilecek bir oyunculuk sergiliyorlar.Özellikle John Noble Walter karakteriyle gönüllerimizi fethediyor.Güncel detayların üzerine kurulmuş esprileri,Walter-peter üzerinden eşine rastlanmayacak baba-oğul ilişki-çatışmaları,olivia-peter ın dillenmeyen aşkı.Herşeyiyle dolu dolu bir dizi.Her bölüm birbirine benzer bir şekilde düğümlenip çözülsede her bölümde sürprizlerle dolu olmayı başarıyor.Kısacası Fringe bir numara...
puanım:
10/10

yorumu:
Bana bir diziden beklediğim herşeyi sunuyor.Polisiye,gerilim,gizem,bilim.Birçok olayda acaba? dedirtecek kadar inandırıcı,kendimizi sorgulatacak kadar gerçekci.Oyuncular çok iyi.Walter özellikle,adamın her halini gördük:)Bayılıyorum ona.Bir film mi fringe mi deseler fringe derdim.Hem filmin verebileceği şeyleri veriyor hem de bir solukta izleniyor.Kurgusu kaliteli,dokusu sağlam.Sıkılmadan izleniyor.
puanı:
9.5/10

6 Haziran 2010 Pazar

::sevgili günlük::

Orhan pamuk okuma maceramız yazarın dili muhalefetiyle yarıda kalmıştır.Şimdi birimizin okuyup diğerimizin okumadığı kitaplara yoğunlaşmaya karar verdik...:)