13 Temmuz 2014 Pazar

Dublörün Dilemması


Esas Oğlan:

Murat Menteş Türk okuru için müthiş bir nimettir bana göre. Çünkü o kadar kendine özgü bir üslubu ve içeriği var ki eserlerinin kendi dilimizde ve kültür ögelerimizle onu okuyabiliyor olduğumuzdan çok şanslıyız. Günümüz okuru sevmez öyle ağdalı dille edebi kaygılarla yazılmış metinleri. Ancak yazar sade bir dille hem edebi hem de güncel sayılabilecek göndermeleriyle genç okurlarını da okumaya teşvik edebilecek nitelikte yazıyor. Bir cümlede Orhan Gencebay ve Tarantinonun aynı anda bulunduğunu düşünün. Birkaç sayfa arayla aşkın iki zıt tanımının farklı ağızlardan söylendiğini hayal edin.Bu yönüyle okuru edilgen olmaktan kurtarıyor bence. Sizi seçim yapmaya birine inanmaya ve kendi Murat Menteş romanınızı kafanızda oluşturmaya teşvik ediyor. Okuyun, okutturun, sevdiklerinize hediye edin ve evinizde mutlaka birkaç doz Murat Menteş bulunsun. Geçmişinizle barışın Orhan Gencebayın dünya çapında bir sanatçı olduğunu kabul edin, Cüneyt Arkına saygı duyun=) Neredeyse elle tutulabilecek kadar incelikle yaratılmış karakterlerinin nasıl da absürt olabildiğine şaşırın. Takdir edin. Biz ettik...

Sıradışı okumalıklar...


O kadar güzel kitaplar okuyoruz ki şu günlerde paylaşım yapmadan geçemedim... Maddi sıkıntılarımızın ortadan kalkmasıyla her ay verimli olarak yapılan kitapçı ziyaretlerimizde çok güzel kitaplar keşfettik. (tabi ki esas oğlanın sonsuz katkılarıyla...) Farklı yazar Murat Menteş'in Dilemması'yla tanıştığımız absürd ve ilginç roman türü ufkumuzu açmakla kalmıyor, bize çok keyifli okumalıklar sunuyor...

Tatlı Rüyalar
Dublörün Dilemması'nın kapak resminde tanıştığımız sıradışı yazar Alper Canıgüz'ün okuduğum ilk kitabı... Yayın sırasıyla ve araya kitap alarak hızlı tüketmemek adına yavaş ve sindirerek okunası yazarlardan:) Farklı tarzıyla okuyanı hemen içine alan ilginç bir üsluba sahip. Yazarın psikolog olduğunu bilmeseniz psikolojiye bir takıntısı olduğunu sanırsınız. Psiko-bilimle çok ustaca harmanlanmış bu güzel roman gerçekten okumaya değer.

Esas oğlan:
Eşsiz bir deneyim yaşatan bir Türk romanı. Neden vurguluyorum çünkü ben daha niceleri gibi Türkiye'de romancı mı var? Türk edebiyatı nereye gidiyor gibilerinden atıp tutanlardandım okumadan bilmeden biraz da cehaletten. Aldığı uluslararası ödüllerinde gösterdiği gibi Alper Canıgüz şimdiden benim gözümde evrensel bir dille yazan uluslararası bir yazar. Akıcı üslubu ile Murat Menteş'e nazire yaparcasına örmüş romanını. Bir çırpıda okunuyor. Konusu fevkalade ilginç. Biraz paralel evren biraz rüya içinde rüya (inception:) fazla açık etmek istemem okuyun okutturun. Not defteriniz yanınızda olsun. Akıcı dilden kurtulup not alabilirseniz eger ne göndermeler ne gizler saklı içinde bilemezsiniz. Okuyucusundan biraz merak ve araştırma bekliyor Canıgüz. Bizde ondan daha hızlı yazmasını bekliyoruz.=)

Oğullar ve Rencide Ruhlar
Yazarın sinir bozucu, küçük büyük, ukala cehennem cücesi roman kahramınını, Alper Kamu'yu gerçekten tanımalısınız. 5 yaşındaki yetişkin kahramanımızın etrafında gelişen olaylar dizisini ve zekası, hazır-cevaplılığını içeren roman, cücemizin yaşına bakmaksızın dedektifliğe soyunmasını ve içinde bulunduğu psiko-absürd ruh halini ustaca anlatıyor. Gerçekten böyle bir çocuk vardır da bir gün öğrencim olur mu diye düşündü çoğu yerde:) Alper Kamunun hastalıklı ruh halini anlatan hayali arkadaşıyla buluştuğu aşırı psiko-absürd bir içsel hesaplaşma bölümü vardı ki bu yazar da normal olamaz diye düşündürdü. Bu hesaplaşmanın çölde geçmesi ve inanılmaz absürdlüğü de Burak Aksak bu kitabı okumuş dedirtti. Gerçekten harika ve alışılmadık bir okumalıktı. Yavaş yavaş ve sindirerek okudum bitmesin diye ama sonuçta zamana ve kitaba direnemiyor okur... İkisi de akıp gidiyor...